Eğitim Yazıları

Türkiye'de eğitim dünyasında yaşananlar üzerine fikirler

Özel Üniversite Tercihleri Üzerinden Velilere Tavsiyeler

Türkiye ekonomisi büyük bir kriz içinde ve durum giderek kötüleşiyor. Üstelik, yakın gelecekte daha ağır ekonomik şartların oluşacağına dair işaretler oldukça fazla. Meşhur devlet aklının eğitimli insana iş yaratma kabiliyetinin zayıflığı ve beton odaklı ekonomi yaklaşımı göz önüne alındığında, üniversite tercihlerini yaparken çok dikkatli olmak gerekiyor. Bu yazı, özellikle yurt içi üniversite tercihleri için velilere rehber niteliğinde olacak; yurt dışı hedefleriyle ilgili değerlendirmeler ise ileriki yazılarda ele alınacak.

Ülkemizde eğitimli iş gücünün fazlalığı, mezuniyet sonrası iş bulmayı zorlaştırıyor; birçok üniversite diploması artık iş piyasasında beklenen karşılığı vermiyor. Bu durum, özellikle orta ölçekli ekonomik yapıya sahip aileler için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Artık çocuklarımızın üniversite ve bölüm tercihlerini yaparken salt ilgi ve meraklarını değil, ekonomik gerçekleri ve iş piyasasının ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak zorundayız.

Bu şartlar altında, özel üniversitelere yüksek meblağlar ödemek ekonomik olarak anlamını yitirmiş durumda. Özel üniversitelerde tıp, sağlık ve hukuk gibi bazı bölümler haricinde, diğer bölümlere para vererek eğitim almak mantıksız bir yatırım hâline gelmiştir. Bu bölümler içinde sıkıntılı olsa da, tünelin ucundaki ışık uğruna katlanılabilecek istisnalar olabilir. Dahası, sokağa atacak parası olan ve İsviçre ekonomik düzeyine sahip ailelerden değilsek, orta ölçekli ekonomik yapılarımızla bu okulları para kazanmak için kuranlara para kazandırmayı bırakmalı ve bu kaynakları çocuklarımızın iş hayallerini gerçekleştirebileceği alanlara yönlendirmeliyiz.

Hatta bazı durumlarda, üniversite okumamak, vasat bölümlere para yatırarak okumaktan daha doğru ve kazançlı bir sonuç sağlayabilir. İki yıllık meslek kazandırıcı okullar ve iş deneyimi fırsatları, mezuniyet sonrası daha somut ekonomik ve mesleki kazanımlar sunar. Hayaller ile ülke olarak gidilebilecek yolun sonuna doğru ilerliyoruz; bu nedenle şimdiden hazırlıklı olmak büyük önem taşıyor.

Özel üniversitelerdeki boş ve değersiz bölümler gibi, devlet üniversitelerinde de Türkiye şartlarında ekonomik olarak gerçekliğini yitirmiş bölümlerden uzak durmak gerekir. İlgi alanları kadar iş piyasasının ihtiyaçları ve mezuniyet sonrası karşılık durumu, bölüm tercihlerinde en önemli kriter olmalıdır. Bölüm bölüm analizlere gelecek yazılarda değineceğim; burada genel hatlarıyla noktalayalım.

Sonuç olarak, yakın bir vadede, özel üniversitelerin kontenjanlarını dolduramadığı ve kapanmak zorunda kaldığı günler gelirse, bu Türkiye için umut verici bir işaret olabilir. Bu sayede her boş binaya üniversite tabelası asıp, üniversite yaparak para kazanılamayacağını bazıları anlamış olur.

Kemal Duran

20 Ocak 2026