Gottfried Wilhelm Leibniz, 1 Temmuz 1646'da Leipzig'de dünyaya geldi. Babası ahlak felsefesi profesörüydü ve bu entelektüel ortam, Leibniz'in erken yaşta yoğun bir okuma alışkanlığı edinmesini sağladı. 6 yaşında babasını kaybettiğinde, geride kalan kütüphaneyi serbestçe kullanma hakkı tanındı; Leibniz bu avantajı olağanüstü bir şekilde değerlendirdi.
12 yaşında Latince ve Yunancayı kendi kendine öğrendi. 15 yaşında Leipzig Üniversitesi'ne kaydoldu, 20 yaşında hukuk doktorasını tamamladı. Ancak Leibniz'i salt bir hukukçu sayan herkesi yanılttı: kariyeri boyunca matematik, fizik, mantık, dil bilimi, teoloji ve felsefe alanlarında eş zamanlı üretmeye devam etti.
1675'te Leibniz, diferansiyel ve integral hesabı bağımsız olarak geliştirdi. Newton'la eş zamanlı yapılan bu keşif, tarihte en çok tartışılan öncelik anlaşmazlıklarından birine yol açtı. Ancak günümüzde kullanılan notasyon tamamen Leibniz'e aittir:
İkili Sayı Sistemi (1679): Yalnızca 0 ve 1 kullanarak tüm sayıları ifade etmenin mümkün olduğunu gösterdi. Leibniz bunu mistik ve felsefi açıdan da yorumladı: 1 Tanrı'yı, 0 yokluğu simgeliyordu. Bugün modern bilgisayarların tüm mantığı bu sistem üzerine kurulu.
Stepped Reckoner (1673): Toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerini yapabilen ilk mekanik hesap makinesini tasarladı ve inşa etti. Bu makine, bilgisayar tarihinin öncülerinden sayılır.
Leibniz Formülü: π/4 = 1 − 1/3 + 1/5 − 1/7 + … serisi, π'yi sonsuz toplam olarak ifade eden ilk sonuçlardan biridir.
Calculus Ratiocinator ve Lingua Characteristica: Tüm insan düşüncesini sembolik bir dile ve hesaba indirgeyen evrensel mantık sistemi hayali — modern sembolik mantığın ve yapay zekânın felsefi atası.
Leibniz, matematiksel dehasının yanı sıra Batı felsefesinin büyük isimlerinden biridir. Monadoloji adlı eserinde evreni sonsuz sayıda bölünemez ruhsal birim olan "monadlar"dan oluşan bir sistem olarak tanımladı. "Yaşadığımız dünya mümkün olan en iyi dünyadır" tezi, sonraki yüzyılda Voltaire'in Candide'inde hicvedilecek kadar etkili oldu.
14 Kasım 1716'da Hannover'de öldü. Cenazesine katılan tek kişi kâtibiydi; ama bıraktığı miras çok daha büyüktü. Berlin, Viyana ve St. Petersburg akademilerinin kurulmasında etkin rol oynadı.