Kurt Friedrich Gödel, 28 Nisan 1906'da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun Brünn kentinde (bugünkü Brno, Çek Cumhuriyeti) dünyaya geldi. Ailesi onu küçük yaştan itibaren sonsuz merakı nedeniyle "Herr Warum" — Bay Neden — olarak çağırırdı.
1924'te Viyana Üniversitesi'ne girdi; başlangıçta fizik okumayı planlıyordu, ancak matematikçi Philipp Furtwängler'in derslerinden etkilenerek matematiğe geçti. Viyana Çevresi'nin (Vienna Circle) toplantılarına katıldı; ama bu pozitivist grubu hiçbir zaman tam olarak benimsemedi. 1929'da "Her birinci derece mantık formülü ya kanıtlanabilir ya da yanlışlanabilir" diyen Tamlık Teoremi'ni ispatlayarak doktorasını tamamladı.
1900'de David Hilbert, matematiğin tamamının tutarlı ve eksiksiz bir aksiyom sistemiyle temellendirilip temellendirilip temellendirilip temellendirilip temellendirilebileceğini öngörmüştü. 1931'de 25 yaşındaki Gödel, Über formal unentscheidbare Sätze adlı makalesiyle bu programı çökertti.
Birinci Eksiklik Teoremi: Peano aritmetiği gibi yeterince güçlü herhangi bir tutarlı formal sistem, sistemi içinde ne ispat edilebilen ne de çürütülebilen önermeler barındırır. Yani her sistem zorunlu olarak eksiktir.
İkinci Eksiklik Teoremi: Böyle bir sistem kendi tutarlılığını kendi içinde ispat edemez. Yani bir sistem kendisinin çelişkisiz olduğunu kanıtlayacak kadar güçlü olamaz.
Nazi Almanyası'nın yükselişiyle birlikte Gödel 1940'ta ABD'ye göç etti ve Princeton'daki Institute for Advanced Study'ye katıldı. Burada Einstein ile derin bir dostluk kurdu; ikisi her gün birlikte yürüyüş yapardı. Einstein bir keresinde "Gödel ile konuşmak için ofise geliyorum" demiştir.
Süreklilik Hipotezi: Cantor'un çözemediği bu probleme Gödel 1940'ta kısmi bir yanıt verdi: CH, ZFC aksiyomlarıyla çelişmez — yani ZFC'ye CH eklenebilir. Cohen 1963'te bunun tersini de gösterdi: ZFC, CH'yi gerektirmez. Böylece CH'nin ZFC'den bağımsız olduğu kanıtlandı.
Gödel'in döngüsel zaman çözümü: Genel görelilik denklemlerinin, zamanın döngüsel olduğu evren modellerine izin verdiğini keşfetti. Einstein bu çözümü ciddiye aldı; felsefeciler hâlâ tartışıyor.
Gödel, hayatının sonlarına doğru ağır bir paranoya geliştirdi: yiyeceklerin zehirlendiğinden korkuyordu ve yalnızca eşi Adele'nin hazırladığı yemekleri yiyebiliyordu. 1977'de Adele hastalanınca Gödel yemek yemeyi tamamen reddetti. 14 Ocak 1978'de Princeton'da açlıktan hayatını kaybetti. Ölüm sertifikasındaki resmi neden: "Kişilik bozukluğundan kaynaklanan yetersiz beslenme."
Ama mirası, bu trajik sonun çok ötesindedir. Gödel'in teoremleri bilgisayar bilimini, yapay zekâ felsefesini, dil teorisini ve matematiğin temellerini kalıcı olarak biçimlendirdi.
Alan Turing, Gödel'in yöntemlerinden ilham alarak hesaplanabilirlik teorisini ve Turing makinesi kavramını geliştirdi. "Bir bilgisayar hiçbir zaman gerçek anlamda düşünemez mi?" sorusu, Gödel'in eksiklik teoremleriyle doğrudan bağlantılıdır.