Muhammed ibn Muhammed ibn el-Hasan Nasîrüddin Tûsî, 18 Şubat 1201'de bugünkü İran'ın Horasan bölgesinde, Tus şehrinde doğdu. Babası, İsmailî inancına bağlı bir hukuk bilgini olduğundan Tûsî, küçük yaştan itibaren sistematik bir eğitim aldı; din bilimleri yanı sıra matematik, astronomi ve felsefeye yöneldi.
Moğol istilasının gölgesinde, İsmailî kalesi Alamut'a sığınmak zorunda kaldı. Pek çok tarihçi, bu sürecin zorunlu mu, gönüllü mü olduğunu tartışır; ancak Tûsî bu dönemde büyük eserlerinin önemli bir bölümünü kaleme aldı. 1256'da Hülâgü Han, Alamut'u fethettikten sonra Tûsî'yi himayesine aldı ve bilimsel dehasından yararlanmak istedi.
Kitâbü'ş-Şekli'l-kattâ (Transversal Şekil Üzerine, 1260) adlı eseriyle Tûsî, trigonometriyi astronominin bir aracı olmaktan çıkarıp başlı başına bir matematik disiplini olarak kurdu. Altı trigonometrik fonksiyonun tamamını sistematik biçimde tanımladı ve aralarındaki ilişkileri ispatladı:
Ayrıca düzlemsel ve küresel trigonometri için sinüs ve kosinüs teoremleri, çarpım ve toplam formülleri bu eserde toplu hâlde ortaya konuldu.
Mersagah Rasathanesi (1259): Hülâgü Han'ın desteğiyle bugünkü kuzeybatı İran'da kurulan bu rasathane, döneminin en büyük ve en donanımlı astronomi merkeziydi. Tûsî, buraya Çin'den İspanya'ya kadar pek çok bilim insanı topladı; İlkhanlı Zic'i (astronomi tabloları) derledi.
Tûsî Çifti: Ptolemaios'un gezegen modelindeki eşit nokta (equant) sorununu çözmek için büyük bir dairenin içinde dönen küçük bir daire mekanizması önerdi. Bu buluş, Kopernik'in güneş merkezli sisteminde neredeyse birebir yeniden ortaya çıktı; Kopernik'in Tûsî'yi okumuş olup olmadığı tarihsel tartışma konusudur.
Euclid ve Matematik: Tahrîrü Uklîdis'inde Euclid'in Elementler'ini gözden geçirdi; paraleller postulatı üzerine özgün yorumlar getirerek geometri tarihine katkıda bulundu.
Tûsî yalnızca matematikçi ve astronom değil; aynı zamanda felsefeci, etikçi ve şairdi. Ahlâk-ı Nâsırî adlı eseri, İslam ahlak felsefesinin en kapsamlı metinlerinden biri sayılır; yüzyıllarca medreselerde okutuldu.
26 Haziran 1274'te Bağdat'ta hayatını kaybetti. Geride bıraktığı 150'den fazla eser; matematik, astronomi, felsefe, mantık, mineroloji, tıp ve edebiyatı kapsıyordu.
Bilimsel mirası: Trigonometrinin bağımsız bilim dalı olarak kurulması, Kopernik devrimine zemin hazırlayan gezegen modelleri ve kapsamlı astronomi tabloları, Tûsî'yi Orta Çağ ile Rönesans arasındaki en kritik bilim köprülerinden biri hâline getirir.