Türkiye'de eğitim dünyasında yaşananlar üzerine fikirler
Geçtiğimiz hafta yine bir ara tatil dönemini geride bıraktık. Tatil üretmek için en ufak bahaneyi bile kaçırmayan zihniyetin, 2019’dan itibaren ilköğretim ve liselerin içine ustalıkla yerleştirdiği bu “ara tatil” icadı, Türkiye’nin eğitimdeki gerilemesinde önemli bir katalizör görevi üstlenmiş durumda. Dönemin özel okul patronu olan Millî Eğitim Bakanı tarafından eğitim dünyasına armağan edilmiş bir fiyasko olarak tarihteki yerini aldı. Daha acı ve düşündürücü olan ise, bu tuhaflığın öğretmeninden öğrencisine, velisinden yöneticisine kadar pek çok kesim tarafından memnuniyetle karşılanması. Bu manzara, eğitimde toplumsal gelişimin artık ne kadar zorlaştığını göstermesi bakımından son derece üzücüdür. Çalışmak, öğrenmek, gelişmek gibi temel değerler eğitim sistemimizin omurgası olmaktan artık çıkmış durumdadır.
Ara tatilin sözde amacı; öğrencilere dinlenme fırsatı sunmak (sanki durmaksızın çalışan bir öğrenci profilimiz varmış gibi), kültürel etkinliklere katılımlarını sağlamak (sanki böyle etkinliklere erişebilecek ekonomik imkânlar geniş kitlelerde mevcutmuş gibi) ve öğretmenlere planlama ile mesleki gelişim imkânı tanımaktır (sanki öğretmenlerin böyle bir planlamaya erişim sistemi veya beklentisi varmış gibi). Kâğıt üzerinde kulağa hoş gelen bu gerekçeler, sahada gerçeğe dönüşmeyen birer temenniden öteye geçmemektedir.
Bu ara tatil uygulamasının eğitime verdiği en büyük ve en görünür zarar öğrenme sürekliliğinin bozulmasıdır. Eğitim, özellikle erken yaşlarda kesintisiz ilerlemesi gereken bir süreçtir; ama ara tatiller bu akışı bozan irili ufaklı çukurlar gibidir. Öğrenciler tam ritmi yakalamışken bir haftalık boşlukla momentum kaybeder. Tatil dönüşünde toparlanma zorunludur; öğretmen konuyu yeniden tekrar etmek zorunda kalır. Sonuç olarak zaten kısa olan öğretim süresi daha da parçalanmış, ritmini kaybetmiş ve belirgin biçimde verimsizleşmiş hâle gelir.
Bu tek neden bile (diğer sorunlara bakmaya gerek bile kalmadan) ara tatil uygulamasının bir an önce eğitim sisteminden çıkarılması gerektiğini açıkça göstermektedir. Eğitim, aralara sıkıştırılmış tatillerle değil; süreklilik, istikrar ve nitelik ilkeleriyle güçlenir. Ara tatil adı verilen bu uygulama ise bu ilkelerin tamamını zayıflatan, eğitimi kesintiye uğratan ve hiçbir somut fayda üretmeyen gereksiz bir yüktür.
Kemal Duran
18 Kasım 2025